Çocuk neden küser?
Advert
Advert
Çocuk neden küser?
Misbah ERATİLLA

Çocuk neden küser?

Bu içerik 116 kez okundu.
Advert
3-A sınıfı öğrencisi Ali’nin babası öğretmene:

“Sizinle çok önemli bir konuda konuşmak istiyorum.” deyince öğretmen ders bitiminde Ali’nin babasını öğretmenler odasına dâvet edip ona: “Sizi dinliyorum.” dedi. Ali’nin babası konuya nasıl başlayacağını bir türlü kestiremez ve bir müddet, “şey… şey” diyerek söze başlayamaz. Nihayet: “Hocam, oğlum Ali ile başımız belâda.” dedi. Öğretmen; “Nasıl bir belâ, neyi var?” diye sorar. 

Baba: “Ali ne bize ne de kendine huzur veriyor. Bizden küsmek için sürekli bahane arıyor. Bu sabah kahvaltıya oturduk. Annesi ona ‘yemeği üzerine döktün dikkat etsene’ deyince Ali küstü ve okula aç gitti. Yine bir kaç gün önceydi, ona ödevini yap dediğimde bana küstü ve odasına çekildi. Bir hafta önceydi harçlığını verdiğimde ‘bu parayla ne alacaksın?’ diye sordum bana yine küstü ve parayı almadan çıkıp gitti. Geçen ay karın, yağmurun olduğu bir sabah ince montunu giymişti ona ‘oğlum ne yapıyorsun üşüteceksin kalın montunu giysene’ dediğimde, yine küstü. Yani bu çocukla her günümüz küs geçiyor. Bizler onun küsmemesi için ne kadar dikkat ettiysek o yine küsecek bir yol buluyor. Annesi ile onun yüzünden sürekli tartışıyoruz ve evimizde huzur kalmadı.” dedi. 

Öğretmen: “Her davranışın bir sebebi olduğu gibi, çocuğun sizden küsmesinin de bir sebebi olmalı. Sebep bilinmeden soruna bir çözüm getirilemez. Bu konuyla ilgili uzmanların bir kısmı şöyle diyor; çocuklar bazen savunma amaçlı küser. Anlattığınız gibi annesi, yemeği üzerine döktün dikkatli yesene dediğinde Ali ne cevap verirse versin annesinin onu anlamayacağını ve geçmişteki yanlışlarını bir bir sayacağını düşündüğünden küserek kendini korumak için savunmaya geçer. Ali sizden küstüğü zaman ona karışmayın ve kendi haline bırakın. Eğer küsme davranışını zaman içinde alışkanlık halini getirirse, işte o zaman problemlerini küsme ile çözecek. Çocuk sizden küstüğünde aranızda hiçbir şey olmamış gibi onunla konuşmaya devam etmelisiniz. O sizinle konuşmasa ve küslüğe devam etse dahi iletişimi sürdürün. Küslük geçtikten sonra ona küsmekle problemini çözemeyeceğini ve konuşarak çözebileceğini ona sakin bir dille anlatmalısınız. Daha sonra yumuşak ve sakin bir dille galiba seni incittim sen de benden küstün, küsmek iyi bir davranış değil. Yerinde olsam duygularımı konuşarak ifade ederim. Küsüp bir kenara çekilmekle hiçbir problemini çözemezsin. Konuşarak çözmelisin deyin. Eğer Ali şimdiye kadar küsme ile problemlerini çözmüş ve isteklerini elde etmişse işte tehlike o zaman başlamıştır. Küsme alışkanlık olarak devam ederse bunu yetişkinliğine de taşır. Bu alışkanlık öyle bir yerleşir ki ileriki yıllarda eşinden, çocuklarından ve arkadaşlarından sürekli küsen biri olarak karşımıza çıkar. Esasına bakılırsa sık sık küsenlerin gizli amacı küsmek ile anlaşılmak isterler. Bu kişiler evliliğinde eşiyle sorunlar yaşar ve aile bağları büyük zarar görür. Uzmanların ifadesine göre; küsme en çok aşırı gururlu, aşırı kırılgan, duygu olarak zayıf ve çoğu zaman da incitilmiş, aşağılanmış ve değersizlik duygusunu yaşamış kişilerde bulunur. En küçük bir olumsuzluk karşısında bilinçaltlarında o duygular çağrışım yapar ve iletişim kopunca küsmenin perdesi altına girip saklanırlar. Hâlbuki tabiî olarak küsme potansiyel olarak her insanda vardır. Asıl tehlike sıklıkla kullanıldığında alışkanlığa dönmesidir. Küsme aynı zamanda hızlı yayılan bir davranış olduğundan bunu önce anne babasından ve arkadaşından öğrenir. 

Peki, öyleyse ne yapmalıyız. Önce bir anne baba olarak küsmenin alışkanlığa dönüşmemesini sağlamalı ve ardından küsmenin hiçbir işe yaramadığını ona yaşayarak göstermeliyiz. Yani çocuk küstüğünde o an isteklerini rafa kaldırmanız ve bunu anlamasını sağlamalısınız. Küsme anında çocuğun en küçük bir isteği dahi küsme sona ermeden yerine getirmemelisiniz. Bir de şuna dikkat etmek gerekir, çocuk küstüğünde barışması için ikna etmek için ısrarcı olmamak ve onu kendi haline bırakmak en doğrusudur. Çocuk ani bir sorunla karşınıza çıkabilir. Meselâ; akşam yemeğinde ortada hiçbir şey yokken çocuk küstü ve ben yemek yemeyeceğim, dedi. Sakin olun ve düzeninizi hiç bozmadan hiçbir şey olmamış gibi yemeğinize devam edin. Çocuğa, istersen küsmen bitince gelebilirsin deyin. O zaman çocuk kendi kendine “Bunlar benim küsmemden etkilenmedi” diyerek sizin asıl vermek istediğiniz mesajınızı almış olur. Küsme anlarında kendinize hâkim olun ve sakın çocuğa baskı, şiddet ve zorlama gibi uygulamalara girmeyiniz. Asıl önemli nokta, çocuğun rol modeli sizsiniz bir anne baba olarak bir birinizden küserseniz çocuklarınız da buna şahit olmuşsa işte o zaman çocuğunuzu geleceği kararmış bir aile reisi olarak yetiştirmiş olursunuz. Küsmenin önü alınmazsa böylece küsmeyi öğrenir ve sonuç almışsa her başı sıkıştığında savunma aracı olarak her defasında küsmeyi kullanacak. İşte burada size düşen çocuk küstüğü zaman hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam edin ve üzerine gitmeyin. Giderseniz ve inatlaşırsanız çocuk sindirilmiş ve iradesini kullanamayan yetersiz biri olarak karşınıza çıkacaktır. 

Şimdi sonuç olarak şunlar yapılabilir; çocuğunuza darılmanın, kırılmanın ve üzülmenin normal olduğunu, küsmek ise normal bir duygu olmadığını ve insanı yalnızlığa terk ettiğini anlatmanız gerekir. Sizler hiçbir şekilde çocuğunuzla küsmemelisiniz. Sizin göreviniz ona anlayana kadar bıkmadan usanmadan anlatmak, açıklamak ve örnek olmaktır.” dedi. 

Ali’nin babası öğretmene teşekkür etti ve: “Hocam, ben bu küsme işini hiç öyle anlamamıştım. Şimdi işimin kolay olduğunu biliyorum.” diyerek evin yolunu tuttu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX