İLİMİZDE ŞARBON TANISI KONULAN CANLI HAYVAN BULUNMAMAKTADIR
Advert
Advert

İLİMİZDE ŞARBON TANISI KONULAN CANLI HAYVAN BULUNMAMAKTADIR

İLİMİZDE ŞARBON TANISI KONULAN CANLI HAYVAN BULUNMAMAKTADIR
Bu içerik 307 kez okundu.
Advert

Bitlis İli Güroymak İlçesi Günkırı Beldesinde 28.08.2018 tarihinde Şarbon Hastalığı çıkışı yapılmıştır. Yine Bitlis İli Hizan İlçesinde 31.08.2018 tarihinde Şarbon Hastalığı tespit edildiği şifai olarak tarafımıza bildirilmiştir. Hizan Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonu tarafından alınacak karar ile mihrak noktası kordona alınacaktır. Hastalık çıkış noktasına komşu olan Şirvan İlçemizin sınır köylerinde İlçe Müdürlüğümüz tarafından hastalığı önleyici ve yayılmasını engelleyici tedbirler alınmaktadır.

Şirvan Kaymakamlığı bünyesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İlçe Devlet Hastanesi işbirliğiyle “Şarbon Hastalığı Bilgilendirme Toplantısı” yapıldı. Şirvan Kaymakamı Sayın Memiş İNAN’ın başkanlığında Kurum amirleri ve Köy muhtarlarının katılım sağladığı toplantıda, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Esat KESKİN ve İlçe Devlet Hastanesi Başhekimi Dr.Sabri YILDIZ Şarbon konusunda detaylı bilgiler aktarmıştır.

Komşu ilimizde meydana gelen Şarbon Hastalığı Çıkışları üzerine, 31.08.2018 tarihinden itibaren Valiliğimiz emri ile Kolluk Kuvvetlerimiz ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ortak çalışmaları ile ilimiz üzerinden yapılan tüm nakiller Veteriner Hekimlerimiz tarafından sağlık muayeneleri gerçekleştirilerek sağlanmaktadır. İl Müdürlüğümüz tarafından Valilik Oluru ile 24 saat esasına dayalı Veteriner Hekim Nöbet Listeleri oluşturulmuştur.

İl Müdürlüğümüze ulaşan tüm ihbarlar en hızlı şekilde değerlendirilmektedir. AloGıda-174 hattına gelen şikayetler/ihbarlar Gıda ve Yem Şube Müdürlüğümüz Personellerince titizlikle değerlendirilmektedir.

Hastalık şüpheli ihbarlarda ise ihbara konu hayvanların bulunduğu işletmeler Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğümüz personelleri tarafından ziyaret edilmektedir. İlgili işletmelerde dezenfeksiyon işlemleri yapılmakta, ilgili işletme ve çevresindeki işletmelerde bulunan hayvanlar sağlık taramasından geçirilmektedir. Şu ana kadar yapılan sağlık taramalarında Şarbon belirtileri gösteren herhangi bir hayvana rastlanmamıştır.

İl Müdürlüğümüz tarafından, komşu ilimizde çıkan şarbon hastalığının yayılmasını engelleyici tüm tedbirler tarafımızca alınmaktadır.

HASTALIKTAN NASIL KORUNULUR?

* Şarbonlu olduğundan şüphelenilen veya şarbondan ölen hayvanlar asla kesilmemeli, derileri yüzülmemeli ve etleri tüketilmemelidir.

* Eğer kurban etinde şüphe varsa tüketmemek gerekir.

* Özellikle çiğ etle temastan sonra ellerin sabunla yıkanması korunmada çok önemlidir.

* Hastalık bıçaklardan da bulaşabilir. Bu nedenle ete temas eden bıçakların deterjanla yıkanması gereklidir.

* Hasta hayvanların bulundukları yerler ve taşındıkları nakil vasıtaları temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Hasta hayvanların temas ettiği yem maddeleri, altlıklar ve gübre gibi bulaşık materyaller yakılarak imha edilmelidir.

* Şarbondan ölen hayvanlar 2 metre derinliğinde çukurlar açılarak gömülmelidir. Riskli bölgelerde bulunan hayvanlar şarbona karşı aşılattırılmalıdır. Hayvanlarda kullanılan aşılar son derece etkilidir.

* Ancak korunmada en önemli şey özellikle temas sonrası ellerin iyi bir şekilde yıkanması ve çıplak elle temastan kaçınılmasıdır. Şarbona neden olan bakteri özellikle sabundan, dezenfektanlardan etkilenmektedir.

* Ayrıca şarbon insandan insana bulaşmadığından hastanın yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur.

ANTHRAX (ŞARBON)

Anthrax, Bacillus anthracis tarafından oluşturulan septisemik özelikte akut infeksiyöz bir hastalıktır. înfeksiyon, vucut ısısının yükselmesi, dalağın şişmesi, kanın katran gibi koyu renk alması ve pıhtılaşmaması, deri altı ve subseröz dokularda sero-hemorajik infiltrasyonların oluşması ile karakterize zoonoz bir hastalıktır. Bütün memeli hayvanlarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Çiftlik hayvanlarından en çok koyun, keçi ve sığırlarda ölüme sebep olur. Yurdumuzun her bölgesinde ve her mevsimde ortaya çıkar. Halk arasında hayvanlarda "DALAK veya ŞARBON" , insanlarda "KARAÇIBAN ve KASAP ÇIBANI" olarak bilinmektedir.

 

TARİHÇESİ

Anthrax, hayvanlarda seyreden hastalıklardan en eskiden beri bilinenlerdendir. Enfeksiyöz karekterde olduğu ilk defa EîLERT (1836) tarafından bildirilmiştir. Anthrax basillerinin ilk kültürünü 1876 yılında KOCH, kan serumu kullanarak ve sonra da 1877 yılında PASTEUR üre kullanarak yapmışlardır. KOCH (1878) Anthrax basillerinin spor verdiklerini saptamıştır.

 

HASTALIĞIN ETKENİ (ETYOLOJİ)

Hastalığın etkeni olan Bacillus antchracis 1- 2x3-8 mikrometre boyutlarında aerobik (veya fakültatif), Gram pozitif, hareketsiz, sporlu ve kapsüllü bir mikroorganizmadır. Spor formu fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı son derece dirençli olup doğa koşullarında 50-60 sene canlılığını ve enfektivitesini muhafaza edebilir.

 

HANGİ HAYVANLARDA SIK GÖRÜLÜR (EPİZOOTOLOJİ)

Hastalık en fazla sığır, koyun, keçi, manda, deve, geyiklerde daha az olarak da domuz, at ve karnivorlarda görülür. Genç hayvanlar, ergin ve yaşlılardan daha duyarlıdırlar. Açlık, yorgunluk, yolculuk, fena bakım, iç ve dış parazitler, fazla sıcak ve soğuk hava, iyi beslenememe gibi stres faktörleri hastalığın çıkış ve yayılışına büyük ölçüde yardımcı olurlar.

Hastalanan hayvanlar, ölümden 1-2 gün önce sütleriyle gaita ve idrarları ile basil çıkarırlar. iyileşenlerin sütleriyle de kısa bir süre etken saçılabilir. B.antracis ölen hayvanların vücudunda spor oluşturmaz. Ancak, hayvana otopsi yapılırsa veya ölen hayvanların ölümünden sonra tabii deliklerden gelen kanın hava ile temasında basiller spor verirler. Açılmamış kadavralarda vejatatif formları putrefikasyonun etkisiyle 3-6 günde tahrip olmaktadır. Buna karşın sporları çok dirençlidir. Sporları sularda, toprakta, meralarda uzun süre (50-60 yıl) canlı kalabildiğinden dolayı bu sporlarla bulaşık yerler infeksiyon kaynağı olarak rol oynarlar. Bu nedenle kadavralar açılmadan meralardan ve akarsulardan uzak yerlere iki metre kadar derine gömülmeli ve üzerine sönmemiş kireç dökülmelidir.

Bulaşık merada otlayan hayvanlar veya buradan elde edilen enfekte yemleri yiyenler hastalığa yakalanır. Hastalık her mevsimde görülürse de en çok mera döneminde ortaya çıkar. Özellikle otlar kurumaya başladığı zaman dikenlerin ağızda açtığı yaralardan mikroplar kolayca vücuda girer. Ahırdaki hayvanlar bulaşık yem ve otlarla mikrobu alırlar, solunum ve deri yolu ile de hastalık bulaşabilir.

Aşırı kullanılmış meralar, bataklık ve engebeli arazi, açlık, yorgunluk, uzun süreli ve kötü koşullarda hayvan nakli, hayvanların direncini kırdığı için hastalık daha çok görülür. Mevsimlerdeki değişiklikler mesela aşırı yağış veya aşırı kuraklık olduğu zaman hastalık artabilir. Sıcak ve rutubetli bölgelerde diğer yerlerden fazla hastalık görülür.

 

BULAŞMA

Hayvanlar mikrobu aldıktan 2-3 gün sonra hastalanırlar. İştahsızlık, sendeleme, ayakta duramama, solunum güçlüğü, titreme, yüksek ateş başlıca belirtileridir. Koyun ve keçiler belirtilerin ortaya çıkmasından çok kısa bir süre sonra hemen ölürler. Sığırlarda yukarıdaki belirtilere sancı, kan işeme ve ishal de eklenir ve bir hafta içinde ölürler.

Ölen hayvanların, ağız- burun ve anüsünde kan izleri veya kanlı bir sızıntı bulunur. Kesilen hayvanların kanı siyah renktedir ve pıhtılaşmaz. İnsanlar hasta hayvanları kesip yüzmek, etini yemek veya bu hayvanların deri ve yünlerini işlemek suretiyle hastalığa

yakalanırlar.

Sindirim sistemi ile: Bulaşık ot, su, yem gibi gıdaların ağız yolu ile alınması ile olur.

Solunum yolu ile: Hayvanlarda nadir görülen bu bulaşma şekli insanlarda sporların, hayvan postu, kıllar, yün ve yapağı ile gerçekleşir.

Deri yolu ile: Deride oluşan çeşitli portantrelerden (ısırma, kırpma, sıyrık, çizik v.s.) etkenin girmesiyle olur. İnsanlar ise kontamine et, kan, temas yolu ile hastalığı alırlar. Kan emici ve sokucu sinekler de bu yolla enfeksiyonu bulaştırabilir.

 

BELİRTİLERİ (SEMPTOMLAR)

Şarbondan ölen hayvandan ağız ve bağırsaklardan kan gelir. Bu kan pıhtılaşmaz.

 

İnkübasyon periyodu, hayvanın türüne, direncine, vücuda giren etkenin miktarına, virülansına ve etkenin giriş yoluna göre değişmek üzere 1-14 gün arasındadır. Hastalık koyun ve keçilerde perakut ve akut bir seyir izleyerek 2-4 gün içinde ölümle son bulur. En fazla titreme, sendeleme, solunum güçlüğü, kan işeme ve doğal deliklerden kan gelmesi, boğaz altında ve vücudun diğer yerlerinde ödemler, nekrozlar, deride pustüller gibi klinik bulgular görülür. Sığırlarda tablo daha az belirgin olmakla birlikte koyun ve keçilere benzer. Hastalık insanlarda, deri şarbonu, akciğer şarbonu ve ender olarak görülen bağırsak şarbonu olarak üç ayrı şekilde görülür.

Deri şarbonu; papül, vezikül ve püstülle karakterize üzerinde siyah bir kabuk bulunan nekrotik ülserler şeklinde görülebileceği gibi, bağ dokusu, boyun, göğüs ve göz kapaklarının deri altı dokusunda ödemler ve bu ödemli alanın üstünde vesikülle karakterize bir şekilde de görülebilmektedir.

Akciğer şarbonu; özellikle hayvan yünleri ve kıllarıyla uğraşanların sporları solumasıyla meydana gelmektedir. Ağır bir hemorajik bronko-pnömoni ile karakterizedir.

Bağırsak şarbonu; genel durum bozukluğu ve şiddetli bir gastro-enteritis ile karakterizedir. Tanı koymak güçtür. Bu klinik formların birisinde etken kana karışıp septisemi yaparsa hastalık öldürücü bir hal alır. Menenjitin de görüldüğü vakalar mevcuttur.

Deride habis çıban ya da deri karbonkülü

 

TEŞHİS

Klinik Teşhis: perakut seyreden olgularda, çok az ve yetersiz klinik belirtiler nedeniyle teşhisi zordur. Çünkü ani ölüm yapabilen ve yakın semptom gösteren yanıkara, basiller ikterohemoglobinuru, pastörellozis, leptospriosis, piroplasmosis, klostridyal infeksiyonlar ile karıştırılabilir.

Laboratuvar Muayeneleri; Laboratuvarlara hasta veya ölen hayvandan 3-4 adet kan frotisi, steril bir pamuğa emdirilmiş kan,

 

TEDAVİ

Hasta hayvanın uygun tecrit yerine alınması koyun ve keçiler ani olarak öldükleri için tedaviye yetişilemez. Sığır ve atlar veteriner hekim tarafından uygun bulunan ilaçlarla tedavi edilebilir. Ancak bulaşmayı önlemek ve çevreyi kirletmemek için gerekli önlemler alınmalıdır.

 

KORUNMA

Anthrax'ta en önemli korunma önlemi bu hastalıktan ölen hayvanların uygun şekilde ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için hasta hayvanlar kesilip yüzülmemeli ve otopsi yapılmamalıdır. Hastalığa yakalanan hayvanlar ölümden önce kısa süre ile de olsa süt, idrar ve diğer salgıları ile mikrop saçtıkları için hasta hayvanların muayenesinde ve ölen hayvanların naklinde dikkat edilmesi ve koruyucu tedbirlerin alınması gerekir. Ahırda ölen hayvanlar ağız, burun, anüs gibi delikleri tentürdiyotlu pamukla kapatıldıktan sonra uygun vasıtalarla ve koruyucu elbise giyilerek imha edileceği yere taşınır, yakılır veya 2 metre derinliğinde açılmış çukurlara üzerlerine yeteri kadar sönmemiş kireç dökülerek gömülür. Bütün altlıklar ve şüpheli maddeler yakılır. Ahır önce soudkostikli sıcak su ile yıkanır. Sonra uygun antiseptiklerle dezenfekte edilir. Merada ölen hayvanlar mümkünse oldukları yere çevresindeki kirlenmiş ot ve toprakla beraber gömülür. Aşılı hayvanlarda bağışıklık oluşuncaya kadar mera kapatılır ve yemler değiştirilir. Mera bulaşmasını önlemek için şüpheli ve tehlikeli meralar duyarlı hayvanlara kapatılır. Ot ve samandan şüpheleniyorsa bunlar imha edilir.

İkinci önlem aşılamadır. Hastalık görüldüğünde ateşi bulunmayan sağlam hayvanlar derhal aşılanır. Hastalığın ortaya çıktığı yerde hayvanlar en az beş yıl süreyle aşılanmalıdır. Koruyucu aşılama genel olarak ilkbaharda yapılır. Aşı yapıldıktan 10-14 gün içerisinde bağışıklık gelişir. Tek tırnaklılarda bu süre biraz daha uzun olabilir.

Mehmet Asım ŞEN

Tarım ve Orman İl Müdür V.

Veteriner Hekim

 

 

İ L E T İ Ş İ M

Bahçelievler Mah. Gaffar Okan Cad. No:9 / Siirt

Tel: 0 (484) 223 23 31

Fax: 0 (484) 223 42 60

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX