FİLHAKİKA! Doğan CEYLAN
Advert
Advert

FİLHAKİKA! Doğan CEYLAN

FİLHAKİKA!            Doğan CEYLAN
Bu içerik 159 kez okundu.
Advert

Yaklaşık bir asırdır Beni İsrail, Sinema sektöründe, kendilerini Adolf Hitler olayıyla masum ve zulme uğramış göstererek, Hristiyan ve İslam alemini etkilemeyi başarmıştır. 
Ey Hitler! sen ne kötüsün ki kendi doğduğun kasabayı dahi dedenin mezarıyla birlikte iz kalmayacak şekilde yıkmışsın!!!

Peki işin aslı nedir ?

Beni İsrail, Sultan Abdulhamit'ten İsrail'in şuan tünediği yeri, Osmanlı'nın tüm borçlarını ödeyecekleri vaadiyle isterler. Fakat Sultan Abdulhamid, orayı kan ile aldıklarını ancak kan ile verebileceğini söyler ve ardından devrin çapulcuları tarafından tahttan indirilir, şuan dahi bedbahtlar tarafından Kızıl Sultan lakabı ile anılır...

Daha sonra Müslüman ve Hristiyanlara oranla dinlerine büyük oranda bağlı olan İsrail Oğulları, Tevrat'ta sözde kendilerine vaad edilmiş kutsal topraklar için İsrail'in şuan ki bölgesine yerleşmeye başladılar. Tabi alan olarak çok daha dardı. Çoğu alan Filistin'den işgal edildi. 2. Dünya savaşı dönemine denk gelen bu yerleşme sırasında Avrupa da ekonomik anlamda refah içinde olan Yahudiler, Şuan ki İsrail bölgesine yerleşmek istemediler. Fakat Yahudiler Tevrat'ta vaad edildiğinden oraya yerleşmek zorundaydılar.

Avrupalı Yahudiler bir çölü andıran şuan ki İsrail topraklarına gitmemek için diretmeye devam ettiklerinden, devreye Adolf Hitler planı sokuldu. Medya organları ve özellikle sinemalarda söz edildiği kadar büyük bir katliam yapılmadı, sadece Adolf Hitler bilerek şuan ki İsrail'e yahudi akını için sözde katliam planına uygun davrandı ve yahudileri korkutmayı başardı. Böylece bölgeye ekilen bu fitne ile Ortadoğu tarihinde görmediği kadar iç karışıklık, kan ve katliamlara sahne oldu, oluyor... 
Bu sinsi siyoemperyal iblislerin bugünki katliamları, lanetli meşrepleri gereğidir. 
Rivayet o’dur ki İran lideri Şah İsmail, Sultan Yavuz’a içi tezek dolu bi sandık gönderir hediye niyetine, Yavuz Sandığı görünce de Şah İsmail’e aynı sandıkta çeşitli tatlılar ve meyveler doldurup yollar, üzerine de şu notu düşer: Herkes kendi yediğinden ikram eder!
Özetle, Bu siyoemperyal iblislerin meşrebinde müslüman kini vardır ve olacaktır, çözüm bulunamadığı takdirde de bu vahşet dönem dönem devam edeceğe benziyor.

Ön Asya veya oryantalistlerin tabiri ile Ortadoğu'da, truva atı projesi ile İslam ülkelerindeki liderler masonik yapıya bağlı kuklalar olmaktan öteye geçemedi, işte Beni israil'in bu kritik noktaya yerleşmeleri hasebiyle İslam ülkeleri bir türlü bellerini doğrultamadılar. Çünkü İslam ülkelerinde en kritik kurumlar ele geçirilmiş, Tıpkı Mısır’da ele geçirilmiş kritik birim olan orduda olduğu gibi.
İhvan-ı Müslimin Mısır’da hükümeti ele geçirdi ve bu masonik yapıya son verdiğini düşündü. Fakat bu virüs öyle kritik alanlara yerleşmişti ki, İhvan'ın bu hareketi ön hazırlıksız olmuştu. Böylece masonik kukla Sisi darbede gecikmedi. Hemde en büyük destekçisi, İslamın merkezi Suudi Arabistan’ın Nasipsiz Kraliyeti tarafından finanse edilen bir darbe!
Düşünsenize İslam ülkesi Türkiye’de başörtüsü yasaktı ve sarıkları nedeniyle alimler asıldı. Ve düşünün ki 2002 yılı öncesi müslümanlar yoğun baskı altında iken Fetö son derece keyifli idi, Başörtülü Merve Kavakçı’yı Meclis’ten kovan Ecevit için, imkanım olsa şefaatçi olacağım tek insan diyordu lanetullah!
İşte Truva atı projesi ile İslam ülkelerinin ele geçirlmiş olduğunun kanıtı....
Ve bu virüsü ülkemizde tamamen bertaraf etmemiz için büyük bir fırsattır 24 Haziran! Diğer islam ülkelerindeki virüslere el atmak içinse bir umut,
Bu nedenle kesinlikle DEVAM....

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX